• Diyarbakır 16 °C
  • Batman 13 °C
  • Şırnak 18 °C
  • Stockholm 3 °C
  • Van 7 °C
  • Mardin 18 °C

“Sadece bardak kırılmadı, bağ da yanıyor”

“Sadece bardak kırılmadı, bağ da yanıyor”
KYB eski Politbüro Üyesi Azad Cundiyani Bağdat’ın yeni planlarla Kerkük’ü Kürtlerin elinden almak istediğini söyledi.

Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) eski Politbüro Üyesi Azad Cundiyani, Bağdat’ın yeni planlarla Kerkük’ü Kürtlerin elinden almak istediğini söyledi.

KYB’de yaşanan siyasi krize ilişkin Cundiyani, “İran, Süleymaniye’de KYB’nin faaliyetlerine müdahale ediyor. KYB içerisinde yaşanan tasfiye stratejisi tehlike oluşturacak boyutta” dedi.

Mesud Barzani’nin görev süresini uzatmak istememesi ve yetkilerini devretmesine dair ise Cundiyani, “Sayın Mesud Barzani’nin görevi bitmedi” diye konuştu.

Azad Cundiyani, gündeme ilişkin Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.

Güney Kürdistan’daki bazı kesimler, Irak’ın Kürdistan’a saldırısına bağımsızlık referandumunu gerekçe gösteriyor. Referandum kararı hata mıydı?

Hayır, hata değildi. Bu girişimin olması gerekiyordu. Bağdat her hâlukarda bu tavrını gösterecekti. Ya da Kürdistan’a karşı adımlar atacaktı. İsmail Beşikçi “Türkiye, İran ve Irak güç kullanmadan Kürtlere demokratik yoldan hükmedemezler” diye bir ifade kullanmıştı. Referandum doğru bir karardı. Ben şu anda da bağımsızlıktan yanayım. Kürtlerin gelecekte referandum kartını kullanacağından eminim.

Uluslararası topluluklar nezdinde Kürtler yanlış hesap mı yaptı?

Öngörüde bulunmadık yalnızca. Şahsen ben birkaç ülkenin Kürdistan’ın bağımsızlığına destek vereceğini düşünüyordum. Referandumdan sonra Kürtler arasında birliği sağlayabilseydik, referandum defacto olacaktı. Böylelikle diğer ülkeler Kürdistan ile masaya oturacaktı.

Peki Kerkük’te yaşananlar öngörülüyor muydu?

Bu soruyı tarihe bırakıyorum. Genel anlamda Kürtler birlik değildi. Bazı taraflar diğer tarafa oyun oynamak istedi. Şu anda hassas bir süreçten geçiyoruz. Şair Heme Salih Dilan bir şiirinde, “Sadece bardak kırılmadı, bağ da yanıyor” der. Bunun için iyisi mi Kerkük’ten şimdilik söz etmeyelim. Gelin de “bağ” konusunu çözelim. Abadi için gerekçeler çıkarıp, suçlamayla uğraşmayalım yoksa başka diktatörlerle karşı karşıya kalırız.

Kürtler elde ettikleri kazanımları kaybetmemek için ne yapmalı?

Birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekiyor. Fazla iyimser olmasam da vazgeçmemiz gerekiyor.

Neden iyimser değilsiniz?

Kürdistan’da karşıt çıkarlar söz konusu. Bunun içinde olaylar farklı okunuyor. Bazı kesimler Kürtlerin Irak’ın bir parçası olarak kalmasını istiyor. Partiler bu konuda çatışıyor. Birçok ülkede bu anlaşmazlık üzerinde çalışıyor.

Bildiğiniz gibi Kerkük Irak ve Heşdi Şabi güçleri tarafından kontrol edildi. Bağdat’ın kent için B planı var mıdır?

Bağdat’ın Kerkük için A veya B planı aynı şey. Örneğin Bağdat Kerkük’te tapu müdürünü değiştirdi. Tapu belgelerinde oynama en belirgin müdahale şeklidir. Böylelikle Kerkük’te Kürt, Arap ve diğer kesimlerin mal varlığı konusunda sorun çıkartılacak. Kürtlerin sorunlarını şahsi bir konu haline getirerek, mallarına el koymaya çalışıyorlar. Kerkük’ün Kürtlere ait olmadığını söylemek istiyorlar. Tarık Aziz zamanında Mam Celal’e şöyle demişti: Kerkük’te sadece bir hakkınız var; o da içinden geçmektir. Bunun için de ağlayın.

Kerkük’te KYB’li komutanların emriyle peşmergelerin çekilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyük bir hataydı. Bunun telafisi de kolay değil. Çünkü bu kanla telafi edilecektir. Savunma yapılmadan çekilmek büyük ve ciddi hata.

ABD, Bağdat’ın söz konusu bölgelere saldırı için neden yeşil ışık yaktı?

Ne yazık ki ABD intikam ve aşiret mantığıyla hareket ettti çünkü Kürtler onları dinlemedi. Stratejik hata şuydu; ABD’nin çıkarlarının Kürtlerle aynı olduğuna inanıyorduk. Oysa ABD’nin Irak’la çıkarları pekişiyor. ABD, İran’a karşı müttefik oluşturmak istiyor. Irak’ı Suudi Arabistan ile sakinleştirmesinin nedeni de budur. Bence yaşanan susturma yapaydır. Çünkü çoğunluğu Şii olan bir ülke açık bir şekilde Şiilere karşı olamaz. Bu ABD’nin rüyasıdır.

Bağdat, Kürdistan’ın sınırını kontol etmek için büyük çaba gösteriyor. Anayasa çerçevesinde böyle bir hakkı var mı?

Irak’ın Kürdistan’a karşı yaptığı herşey anayasaya aykırıdır. İbrahim Halil Sınır Kapısı’ndan Hanekin’in Husrevisi’ne kadar federal korumalar ve memurlar görev yapıyor. Bağdat’ın amacı müdürlükleri Şii Araplara bırakmaktır. Sorun şu ki Irak sınırda görev yapan memurları Irak vatandaşı olarak görmüyor. Kısacası Irak Kürdistan sınırlarını ele geçirmek istiyor. Bunun için de Abadi gururundan vazgeçene kadar bizim savunma yapmamız gerekiyor.

Kürdistan Bölgesi Hükümeti, referandum sonucunu askıya aldı. Bağdat ise referandumun iptal edilmesini istiyor. Sizce referandum sonucu iptal edilecek mi?

Referandumun iptali referandumla mümkündür. Kürdistan Bölgesi Hükümeti ya da komisyonu referandum sonucunu iptal edemez. Söz konusu kararı tanımıyanlardan biriyim. Referandum doğrudan demokratik bir süreçti. Halk oyunu verdi ve sonlandı. Bazı taraflar Irak Federal Mahkemesi’nin referandum kararını iptal etmeye hakkı olduğu düşüncesinde. Federal mahkemenin ise güvenilirliği tartışılacak durumda ve tarafsız değil.

Kürtler 2018’de Irak’taki siyasi sürece katılacak mı?

Kürtlerin Irak’ın yeniden yapılandırılmasına katılarak, aktif olacaklarına inanmıyorum. ABD gelecek seçimde Abadi’nin seçilmesini istiyor. Söz konusu şahıs bir süredir Şiiler arasında en zayıf kişi olarak biliniyor. Heşdi Şabi şu anda her ne kadar Abadi’ye bağlı görünse de aslında emirlerini Abadi’den almıyor. Heşdi Şabi sadece Abadi’nin “Kürtleri öldürün” emrini yerine getiriyor. Bu da Heşdi Şabi’ye göredir çünkü stratejilerine uygundur.

ABD, önümüzdeki seçimde Haydar Abadi’nin başbakan seçilmesi için Kürtleri sıkıyor mu?

 Abadi’ye oy vermiyorum. Şayet Kürtler İran’ın baskısı altına girmek istiyorlarsa Maliki ve Amiri’ye oy versinler. Çünkü Abadi değil, İran onları istiyor.

Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda İran ve Türkiye ayrı tutumu sergiliyor. Bu iki ülkenin tutumunda değişiklik olacak mı?

İran ve Türkiye birçok konuda uyuşmuyor. 100 anlaşma da yapsalar yine uyuşmayacaklar. Şiilerin elinde olan Irak konusunda da aynı şekilde. Şu anda ABD’nin arabuluculuğuyla İran’a karşı, Irak ve Suudi Arabistan yakınlaşıyor. Ancak sonuç olarak Irak, İran’ın cephesine girecek.

Mevcut durumda yönetimde KYB’nin öncelikli ortağı KDP gözüküyor. Bu durumda değişiklik olacak mı sizce?

KYB’nin bunu sürdürmek dışında başka bir fırsatı yok. Bunun içinde KDP’nin yakın bir faktör olması gerekiyor.  

Peki KDP’nin KYB’nin hangi kanadıyla görüşmesi gerekiyor?

Bu KDP’nin kararı değil. KYB adına kim çalışıyorsa onlarla görüşmesi gerekiyor.

Kerkük’teki saldırıda Kosret Resul’un cephede yanlız bırakıldığını belirtilmişti. Kosret Resul, KYB Genel Sekreteri Birinci Yardımcısı olarak biliniyor. Parti tüzüğünde de Mam Celal’den sonraki ilk isim…

Birkez daha savaş çıkarsa Kosret ağabey yine yanlız bırakılacak. KYB üzerine fazla konuşmak istemiyorum çünkü KYB Politbürosu üyesiydim ve görevimden ayrıldım. Ancak KDP’nin tehdit altında olduğunu düşünen KYB’li yetkililer varsa yanılıyorlar. KDP’den evvel KYB’nin üzerinde tehdit bulunuyor. Hiç olmazsa KDP tek ses ve birleşiktir.

İran, KYB üzerinde tehdit mi?

İran KYB’nin raflarını ayırdı. KYB’li yetkililerin halen durumu tam olarak okuyup, gördüğünü sanmıyorum.

KYB kongreye giderek sorunlarını çözerse, KDP’nin doğrudan KYB yönetimiyle görüşmesi daha kolay olmaz mı?

KYB’deki birlik olma durumu, diğer partilerden önce KYB’ye faydası olacaktır. Öncelikle KYB ve Kürdistan’a karşı yapılan saldırıları engellemek için onları birlik olmaları için teşvik etmemiz gerekiyor. Şayet KYB içinde olsaydım, ayrışma ve dağılmaya değil birlik ve beraberlik için manifesto hazırlıklarına başlardım.

16 Ekim olaylarında Bağdat ve Tahran’la anlaşma yapan grubun Kosret Resul ve ona bağlı kanadı lağvederek, başa geleceğini düşünüyor musunuz?

4 yıl önce Kosret Resul’un parti içinde tasfiye edilmesi KYB için tehlikeli oluşturacağını söyledim.Buradaki maksadım siyasi tasfiyeydi. Ne yazık ki söz konusu strateji bir süre önce tehdit oluşturacak boyuta geldi.

KDP, KYB’deki Karar Merkezi ile görüşmediği için eleştirilmişti…

KDP’li yetkililere, KYB’nin kanatları arasında taraf olmaması konusunda uyarıda bulundum. KYB’nin kendi içinde iyileşmesi gerekiyor. Ancak Karar Merkezi, doğuşuyla beraber ölüm faktörünü de üstlenmiş oldu. İran’ın KYB ve Süleymaniye’deki cepheye müdahalesi görmemezlikten gelinemez. Yaşananlar bu faktörü ortaya çıkardı.

Süleymaniye, Halepçe ve Kerkük’ün “vilayetlere ayrılma” planı hayata geçecek mi?

Öncelikle Kerkük’ü bu bölgelerin içine koymayalım. Çünkü Bağdat Kerkük’ü hiçbir şekilde Kürtlere vermeyecek. Hatta Taha Mihyedin Maruf da Kerkük’e gelse Kerkük’ü vermezler. Sayın Mesud Barzani, Kürdistan’ın idarelere ayrılmasını kabul etmeyeceklerini belirtmişti. Süleymaniyeli bazı partiler de bu duruma karşı çıktı. Süleymaniye’nin ayrı bir bölge olması Kürdistan’ın geneli için tehlikedir. Süleymaniye olur da ayrı bir bölge olursa Kürtler için oldukça tehlikeli bir seçim olur.

Abadi, maaşların ödenmesi için bir mekanizma oluşturacaklarını açıkladı. Bu durum Kürdistan’ın parçalanması anlamına gelmiyor mu?

Maaşların gönderilmesi sırasında önce Süleymaniye bölgesinde büyük bir patlama olacak. Çünkü Abadi bazı memurları kabul etmeyeceklerini açık bir şekilde açıklamıştı. Sadece karar verikleri kişilerin maaşlarını gönderecekler. Halepçe ve Süleymaniye’deki yetkililerin bunu halka açıklamaları gerekiyor. Bağdat tarafından atanamayan memurlar memur olarak kabul görmeyecek. İşte o zaman büyük bir toplumsal patlama yaşanacak.

Bildiğiniz gibi Mesud Barzani görev süresini uzatmak istemedi ve yetkilerini devretti. Barzani’nin görevi bitti mi?

Karizmatik bir şahiyete sahip olan Mesud Barzani’nin yeri kolay kolay doldurulamaz. Başkanlık yetkilerinin 3 merkeze adil bir şekilde dağıtılmaması halinde  3 farklı devlete bölünmüş olacağız.

Ayrıca Sayın Mesud Barzani’nin görevi bitmedi. Size soruyorum; Kürdistan’da yaşanan olaylar, Kürtlerin Sayın Mesud Barzani gibi karizmatik bir liderden uzaklaştırılması için yapılmış olamaz mı? Sayın Newşirwan Mustafa ve Mam Celal gibi sorumluluk üstlenenlerin kaybından sonra sorumluluk üstlenen tek kişi Sayın Mesud Barzani kaldı. Sadece kazanımlarda değil, yenilgilerde de öyle.

Özellikle de son yaşananlarda Kürtler demokratik yollarla kırılmadı. Bağdat tarafından askeri güç kullanılarak kırıldı. Sayın Mesud Barzani’nin yerine kim gelir bilmiyorum. Ancak ABD ve çevre ülkeler, üstünde hakimiyet kuracak ve onların sözüne dinleyecek birini bulmaya çalışıyorlar.

Bu haber toplam 3874 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.