• Diyarbakır 10 °C
  • Batman 10 °C
  • Şırnak 6 °C
  • Stockholm 0 °C
  • Van 7 °C
  • Mardin 12 °C

Ortadoğu’nun Yetim Çocukları

Şaban Aslan

Paha biçilmez siyah mayi ve pis kokulu petrol, Ortadou’daki geri kalmış ülkelerin baş belası olmuş. Türkiye, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan İsrail ve Filistin gibi ülkelerin de içinde bulunduğu Ortadoğu coğrafyasının adıdır. Petrolün keşfiyle başlayan konumu ve sahip olduğu maddi zenginlikler nedeniyle, bugün büyük teknolojiye sahip olan güçlü devletler istedikleri şekilde, Ortadoğu'da hareket ediyorlar.

Aynı zamanda bütün semavi dinlerin merkezi konumunda olan Ortadoğu  için ifade ettiği anlam açısından çok büyük bir değere sahiptir.   

Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 65 bu bölgede. Aynı zamanda da doğalgaz rezervleri bakımından Ortadoğu zengin bir coğrafyadır. Mevcut olan zenginlik kaynaklarının Ortadoğu'da bulunması güçlü devletlerin iştahını kabartıyor.

 

Üç bin yıl önce, Mezopotamya’da derelerde çamurlu su ile beraber akan ham maddenin petrol olduğunu kimse bilmiyordu. 1853’te Galiçya’da bulunan petrolün çok kıymetli bir ham madde olduğunu fark ettiler. Başta İngilizler, Ruslar, Fransızlar, ABD ve Almanlar; petrol sahalarını ellerine geçirmek için bütün güçleriyle çalışmaya başladılar. Petrol sahalarını elde etmek için bu devletler, ekonomi alanında amansız bir rekabete girerek birbirileriyle mücadele ettiler.

Örneğin; Venezuela, Libya vb. Ülkeler de petol rezervlerini keşfettiler.

Dünyada petrolün keşfiyle kan ve petrol birbirine karışarak akmaya başladı.  Ortadoğu’da petrol ve doğalgaz aktığı müddetçe insanların kanına karışarak akmaya devam edecek. Matematikte pi sayısı nasıl değişmiyorsa petrol ve insan kanı da beraber akmaya devam edecek. Petrol bitene kadar, Ortadoğu’da insanların kanı akacak.             

 

Venezuela 1829 yılında, İspanya’dan bağımsızlığını aldı. 1890’ların ortasında yasamada yer almış 184 üyeden 112’si kendilerine generallik rütbesini uygun görmüş. Bunlardan bir tanesi da Albay Juan Vicente Gomez’dir.

Venezuela’da 1908 yılında, Albay Juan Vicente Gomez askeri darbe yaparak yönetime el koyar. Gomez, yönetime el koyduktan sonra diktatörlükle ülkesini yönetmeye başlar. Petrol rezervleri bol olan Kürazao adasını gizlice sarı altınlar karşılığında, Yahudi asıllı İngiliz vatandaşı ve petrol Kralı Sir Henry Deterdig’e  satar. Okuduğum bir kitapta, Albay Gomez’ın, gayri meşru 97 tane çocuğu var.  

Birinci Dünya Savaşının tek nedeni petroldü. 1914-1918 yılları arasında devam eden savaşta, Internetten aldığım bilgiye göre 37 milyon asker, 17 milyon sivil ölmüş. 20 milyon insan yaralanmış. Tabii ki bu rakamlar yuvarlaktır. Bugün bu vahşet halen, Ortadoğu da devam ediyor. Petrol için, Ortadoğu da daha kaç milyon insanın öleceğini kimse bilmiyor.

 

1-8 Eylül günleri arasında, Rus savaş gemileri ve savaş uçaklarıyla  Suriye topraklarında askeri tatbikat yapmaya başladı.  

Daha önce bütün gözler, 7 Eylül'de Tahran’da yapılacak üçlü zirveye çevrilmişti. Beklenmedik bir anda 5 Eylül günü Rusya ve Suriye İdlib’i bombalamaya başladılar.

İki Suriye savaş uçağıyla üç Rus savaş uçağı İdlib'in bazı bölgelerine bomba yağdırmaya başladılar. Rusya ve Suriye uçaklarının İdlib'in kırsal kesiminde olan Kefer, Harbit ve Abdin bölgelerini vurdu. 

Rusya salı günü İdlib'e yönelik ilk hava operasyonunda, Heyeti Tahrir-i Şam örgütünün mevzilerini ve mühimmat depolarını vurduğunu açıkladı.

Rusya, Suriye'nin İdlib şehrine düzenlediği hava saldırısı sonrası tüm dünyanın gözleri bölgeye çevrildi. Gelişmeleri takip eden bazı köşe yazıları şunları yazdı...

Serdat Turgut: Amerika’nın İdlib oyun planı “Rusya tehdidine karşı hazırlık”

Öte yandan Amerikan CNN kanalına açıklama yapan ve adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Pentagon yetkilisi, tatbikata 100'den fazla Amerikan askerinin katılacağını ve tatbikatın birkaç gün süreceğini söyledi. Aynı yetkili, CENTCOM açıklamasında Rusya'nın, ABD'ye operasyon konusunda uyarıda bulunduğu iddiasına yer verilmediğini ancak söz konusu tatbikatın "Rusya tehdidine karşı bir hazırlık" olduğunu dile getirdi.

Bugün ABD ve Rusya kendi ülkelerinin dışında, Suriye de askeri tatbikat yaparken, bütün dünya devletleri sessizce izliyorlar. Bunun anlamı, güçlü olan devlet istediği an, istediği ülkeyi işgal edebilir. İnanıyorum ki hiç bir devlet cesaret edip diyemez, niçin (x) ülkesini işgal ettin.

Birleşmiş Milletler; Birleşmiş Milletler Güvenlik   Konseyi kelimeleri kâğıt üzerine yazılan hükümsüz kavramlardır.  

ABD ve Rusya, Ortadoğu’da istedikleri şekilde at koşturarak cirit atıyorlar. Gördüğüm kaderıyla ölecek olan insanlar, Ortadoğu’nun zavallı insanlarıdır. Kim bilir kaç yüz bin kadın dul kalacak ve katbekat fazlası çocuk yetim kalacak. Hiç kimse bunun hesabını ABD ve Rusya’dan sormaya cesaret edemeyecek. Onlar kendi kirli çıkarları için insanların ölümüne sebep oluyorlar.” Meşhur sözdür:” Altta kalanın canı çıksın. 

Savaşta ve barışta her devletin amacı farklıdır. İran için Şam'ın etrafı dahil olmak üzere Lübnan sınırı yakınlarındaki tüm bölgelerde etkin olmak. Bu bölgelerdeki sünni yapıyı şiileştirmektir. İdlib onlar için son kale anlamına geliyor. Halep'ten sonra İdlib'i de rejim kontrolüne alıp etkinlik sağlamak  amacındalar. İran'ın güneydeki etki alanı ise İsrail tehdidi altındadır.

Anladığım kaderiyle ABD ve Rusya perde arkasında anlaşmışlar.

Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.