• Diyarbakır 25 °C
  • Batman 28 °C
  • Şırnak 25 °C
  • Stockholm 19 °C
  • Van 18 °C
  • Mardin 29 °C

Fransız filozof Lévy, Efrin'i yazdı: Bu zulme karşı çıkın

Fransız filozof Lévy, Efrin'i yazdı: Bu zulme karşı çıkın
Yabancı medyada, Afrin Operasyonu'na yönelik tepkiler sürüyor. ABD'de yayınlanan Wall Street Journal gazetesindeki yazısında, Erdoğan ve 'Zeytin Dalı' harekatı eleştiren Bernard-Henri Lévy tarafından kaleme alınan yazı şöyle:

Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Kürtler, İslam Devleti’ne karşı Batı’nın en sarsılmaz müttefikleri oldular.

IŞİD’e karşı kesin zaferlerinin ardından Kürt savaşçıları, savundukları ve kardeşlerini gömdükleri bu topraklarda barış içinde yaşayabileceklerini düşünecek kadar saftı.

Bu masumiyetlerinin bedeli olarak bu kez de Türkiye’ye sınır Suriye kenti Afrin’de sürüldüler, işkence ve suikaste uğradılar.

İslamcı akının önünü kesen mühür olan Kürtler, bugün kendi ülkesini Batı’ya karşı bir şantaj haracı haline getirmiş Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan –o cehennem zebanisi- tarafından lanetlenmiş durumda. Ama uluslararası toplum Bay Erdoğan’ın alaycı yüzüne karşı üç maymunu oynuyor.

Batılı diplomatlar hem takdire şayan hem de gözden çıkarılabilir olan Kürt savaşçıların şehitlikleri karşısında körler. Alaycı, cüretkar ve sanki el hareketi çeker gibi “Zeytin Dalı Harekatı” ile etnik temizlik yapan yeni sultanın topçu seslerine de kulaklarını tıkamış durumdalar.

Elleriyle ağızlarını kapatıp Ankara’nın propagandasını kabulleniyorlar: Afrin'de hiçbir şey olmadı – orada hiçbir şey olmadı.

Bazıları –Moskova’dakiler- düzensiz Türk birliklerinin, İslam Devleti’ne karşı korkunç zaferin bedeli olarak tüm Suriye Kürdistanı’na yayılması karşısında bir utanç hissettiler.

Diğerleriyse –Washington’dakiler- savaşı sürdürmeksizin barışı sağlamak için yeni bir plan hazırlayan şirin lobiciler gibi davranıyorlar.

Arada sırada anlamsız sözcükler ve ucuz duyarlılıklarla kesilen bu aynı uzun ve acı verici sessizlik diğer yerlerde de sürüyor. Burası “sınırlardaki ve ittifaklardaki anlaşılmaz kaymalar”la lanetlenmiş “karmaşık bir bölge”.

Batı neden “Rusya ile ters düşme” riskini alsın ki? Kahve falı bakıp kendi korkaklıklarıyla yüzleşmekten kaçındıkları için kafalarını kaldırmayı reddeden talk show strateji uzmanları, kötümserler ve dalgacıları dün Danzig’de olduğu gibi bugün de Afrin’de ölmenin hiçbir mantığının olmadığını söylüyorlar.

Güçlülerin zayıflara ihaneti çok eski bir hikayedir – ve ne yazık ki demokrasiler arasında bir klasiktir-. Yeni olan şeyse Batı’nın Bay Erdoğan ile yaptığı Faustyen pazarlık. Bu pazarlık oldukça basit, ve pek de sürdürülebilir değil. Türkiye, hem NATO’nun içinde hem de dışındaymış gibi davranmayı sürdüremez.

Türkiye, NATO'nun IŞİD ile mücadelesindeki en iyi müttefikini yüzsüzce tasfiye ederken Atlantik ittifakına güveniyor.

Bay Erdoğan, bakanları aracılığıyla yaptığı açıklamalarda, Kürtlerin katledilmesiyle ilgili çirkin ifadelerin (ki bir katliam yaşandığı da yok, haddinizi bilin!) Cezayir’in kolonileştirilmesinin yanında bir hiç olduğunu, Fransa’nın Türkiye’ye ders verme hakkının olmadığını söyleyebilecek kadar kendine güveniyor.

Dahası, Ankara gizlice savaşa göndermeden önce maaş bağladığı en azılı cihadçıları görevlendirdi.

Türkiye kendisini İsviçre, Norveç ya da Bosna gibi uygar bir ülke olarak gösterdiği sürece, Avrupa Birliği ile olan stratejik ortaklığını sürdürüyor. Bu saçma komedi çok uzun zamandır sürüyor. Ve Batı aklını başına devşirmediği sürece 2018 yılı Türkiye’nin Kürtlerin üstüne demir perde çektiği yıl olarak anılacak.

Bugün Batı’nın aklını başına alması demek, Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki görüşmelerin –dondurulması değil- koparılması, Avrupa Parlamentosu'nda faaliyet göstermeye devam eden AB-Türkiye Karma Parlamento Komitesi’nin feshedilmesi, Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden ihraç edilmesi (ki bu arada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla 1959'dan bu yana Türkiye’yi 2 bin 812 kez kınadı) ve ciddi olarak Türkiye’nin NATO’ya ait olup olmadığının tartışılması anlamına geliyor.

Bay Erdoğan Batı için başka bir seçenek bırakmıyor. Eğer bu en temel seviyedeki çözümü tamamlamakta başarısız olursak, onurumuzu ayaklar altına alan katilin böbürlenmesini seyretme utancına Kürtlerin katliamının dehşeti de dahil olacak.

Bu haber toplam 317 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.