• Diyarbakır 13 °C
  • Batman 12 °C
  • Şırnak 12 °C
  • Stockholm 1 °C
  • Van 8 °C
  • Mardin 14 °C

"Cumhiyet boyunca Kürtler sürgün edilerek 'terbiye edilmeye' çalışılmış"

"Cumhiyet boyunca Kürtler sürgün edilerek 'terbiye edilmeye' çalışılmış"
Diyarbakırdaki STK’lar öğrretmen sürgünleri ile ilgili basın açıklaması yaptı

Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Hak İnisiyatifi, Diyarbakır Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası yöneticilerinin bulunduğu grup, sürgünlerle ilgili ortak bir basın açıklaması yaptı. STK’lar adında basın açıklamasını Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen okudu.

Açıklamanın Temamı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın(Eğitim-Sen) 28-29/08/2017 tarihinde edindiği bilgilere göre kendi sendikalarına üye Şanlıurfa’da 367, Diyarbakır’da 264, Mardin’de 112, Dersim’de 62, Van’da 47, Elazığ’da 72, Gaziantep’te 52 olmak üzere yaklaşık 1000 öğretmen zorunlu yer değişikliği kapsamında il dışına sürgün edilmişlerdir.

Sürgün edilenlerin neredeyse tamamı OHAL KHK’si ile açığa alınıp, daha sonra görevlerine iade edilen öğretmenlerdir. Yine görüldüğü üzere sürgün edilen öğretmenlerin ezici çoğunlu Eğitim-Sen üyesidirler. Söz konusu idari tasarruf ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olup,bu haksız tasarruf neticesinde Anayasa’nın 48., 49., 51., ve 52. maddelerinde, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesinde ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün(ILO) birçok sözleşmesinde düzenlenen çalışma özgürlüğü, çalışma hakkı ve sendikal özgürlükler yok sayılmıştır. Öte yandan aile birliği ve bütünlüğü, nitelikli eğitim hakkı, toplumsal barış ve keyfi tutum nedeniyle kamu otoritesine olan güven zedelemiştir.  Sürgün, insan hakları ile bağdaşmayan bir ceza olup ceza hukukundan 1965 yılında tamamen kaldırılmıştır. Bu yönüyle sürgünün idari bir yaptırım türü olarak uygulanması kabul edilemez.

Sürgün edilen birçok öğretmen bu uygulamalarla siyasi, ekonomik ve ailevi sebeplerle istifaya zorlanmaktadır. 

Öğretmenlerin sürüldüğü şehirlerin bilinçli seçildiği dikkatlerden kaçmamaktadır.Sürüldükleri yerlerde teşhir edilerek meslek hayatlarını sürdürmeleri dayatılmaktadır. Bu dayatma sürgün edilen öğretmenlerin üye oldukları sendika veya politik duruşları nazara alındığında bir tür cezalandırma ve aynı zamanda onları gittikleri şehirlerde hedef haline getirip fişleme amacı gütmektedir.

Öğretmenlerin yerlerinin zorla değiştirilmesi, Şark Islahat Planı ve Mecburi İskan Politikalarının günümüze dair bir iz düşümü izlenimi uyandırmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtler bilhassa sürgün edilerek “terbiye edilmeye” çalışılmış, günümüze kadar da etkilerini gösteren bu uygulamalar karşısında toplumsal barış sürekli bir biçimde zedelenmiş ve netice olarak Kürt toplumunda onarılması güç yaralar açılmıştır. 2002 yılında iktidara gelen halihazırdaki hükümet, Kürt meselesinde yeni bir sayfa açma yönünde söz ve taahhütlerde bulunmuş, bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin tesisi ile birlikte Kürtler Cumhuriyet tarihinden bu yana ilk defa toplumsal barış zeminin sağlanacağına inanmışlardır. Ancak, Temmuz 2015’ten bu yana yaşanan çatışmalı süreç ve kırılmalarla beraber ortaya çıkan ağır insan hakları ihlalleri karşısında Kürt toplumu toplumsal barışa olan inancını neredeyse kaybetme noktasında gelmiştir. Eğitim emekçilerinin zorunlu olarak yerlerinin değiştirilmesi ile Kürdün payına düşen yine sürgün olmuştur. Gelinen bu aşamada mevcut iktidarın da daha önce doğru bulmadığı uygulamaları devam ettirdiğini üzülerek gözlemlemekteyiz.

Diyarbakır’da öğretmen olan eşlerden biri Niğde, diğeri Amasya’ya sürgün edilmiş olup, okul çağındaki çocuklarını yanlarına alamama ve aile bütünlüğünün bozulmasına sebep olacaktır.Yine uzun yıllarca eğitim ve öğretim hayatı kapsamında öğretmenleri faydalı ilişkiler geliştiren öğrenciler mağdur edilmektedirler. Aile bütünlüğüne, eğitim ve öğretim hakkına aykırı bu haksız işlemlerin büyük sorunları beraberinde getireceği tartışmasızdır.

Geçmişte yaşanan benzeri vakaların sadece sürgün edilenleri değil, bütün bir toplumu yaralayarak toplumsal kırılmaları derinleştirdiği hepimizin malumudur. Biz sivil toplum ve meslek örgütleri olarak bugün itibariyle bine yakın öğretmen hakkında tesis edilen haksız ve hukuka aykırı idari tasarrufların derhal geri alınmasını, eğitim ve öğretim hakkına, çalışma hakkı ve özgürlüğüne, sendikal hak ve özgürlüklere, ailenin birliğine ve bütünlüğüne saygı gösterilmesini talep etmekteyiz."  

Bu haber toplam 350 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.