• Diyarbakır 13 °C
  • Batman 13 °C
  • Şırnak 12 °C
  • Stockholm 6 °C
  • Van 9 °C
  • Mardin 14 °C

Bu meşale sönmeyecek!

Abit Gürses

Dost da, düşman da, çok iyi bilmelidir ki; bu meşale sönmeyecek!

İki yüz yıl önce yakılan Kurdistan özgürlük ve bağımsızlık meşalesi nasıl ki bu güne kadar söndürülemediyse, bu ülke bağımsızlığına kavuşuncaya dek söndürülemeyecektir!

Milyonlarca şehidin kanıyla kızıllaşmış bu kutsal bağımsızlık meşalesini, ne Osmanlı İmparatorluğu, ne İran Şahlığı, ne Britanya, ne Fransa, ne Baas diktatörlükleri, ne TC, ne İran İslam diktatörlüğü söndürmeye kadir olamadı. Şimdi İran'ın gönüllü bir sömürge kaymakamı tıynetindeki mezhepçi Abadi’si, çapulcu takımları mı söndürecek?

Hayır söndüremeyecekler!

Yurtsever Kurdistan halkı bundan emin olmalıdır...

Dün Kerkük'de yaşanan alçakça ihanete ve buna yüklenen geri çekilmeye rağmen, bu meşale söndürülemeyecek!

Kuşkusuz Güney’de olup biten her olumsuzluğu Pavel Talabani ve birlikte hareket ettiği kesimlerin ihanetine yükleyerek işin içinden çıkmak mümkün değildir. Bu güne nasıl gelindiği ve başta KDP olmak üzere farklı kesimlerin tavırları başlı başına bir yazı konusudur.

Bağımsız Kurdistan davasını, idealini satılmış Kurdler ve düşmanlar hamasi ve hayali bir olay gibi göstermeye çabalasalar da, onlar çok iyi biliyorlar ki milyonların taşıdığı ve kökleri tarihin derinliklerinde olan bu meşale söndürülemeyecektir! Onun için bütün dahili ve harici düşmanlar Bağımsız Kurdistan adımından cin çarpmış gibi korkuyorlar. Dünyanın başka bir yerinde görülmüş müdür, bir millete referandum yaptığı için ambargo, savaş, işgal ve talan uygulansın? Dünya da başka bir örneği var mıdır bilemiyorum, bilen söylesin; bağımsızlık referandumu yapmaması için BM Güvenlik Konseyi tarafından uyarılmış olsun?

Bağımsızlık ilanını bırakalım bir tarafa, bağımsız Kurdistan konusundan, lafından bu kadar korkan, çekinen dahili düşmanlar, yani Kurdistan’ın bir ülke ve Kurd milletinin kendi kaderini serbestçe tayin etmesine karşı olan Irakçı, Türkiyeci, Suriyeci, Irancı ‘’Kurdler’’, Kurdistan’ı aralarında paylaşmış olan devletler ve kıblesi çıkar ve sömürü üzerine kurulu büyük devletlere rağmen, bağımsız Kurdistan’da ısrar edildiği için bu gün Güney Kurdistan’ın başına gelmedik kalmadı. Düşman, Kurdistan’ı daha çok zorlayıp, hırpalamaya çalışarak hiza mesafe aldırtmakla meşguldür.

Dün bağımsızlık temelinde Bağdat’la görüşmeye hazırız diyen Kurdistan, maalesef bu gün Abadi’nin dikte ettirdiği koşullarda görüşme yapma yolları arıyor!

Dünyanın gözleri önünde Iran, Irak ve Turkiye tarafından müthiş bir kuşatma altında boğulmak istenen bağımsız Kurdistan düşüncesi, adımı, atılımı Kurdistan halkı tarafından % 93 oranında onaylanmış, destek almış durumda. Öte yandan dünya devletlerinin aksine dünya kamuoyu ve medya Kurdistan’ı destekleyen bir duruşa sahip. Bütün bunların yanında dünya Kurdlerinin ezici bir çpğunluğu bağımsızlık sürecini destekliyor… Güney Kurdistan bağımsızlık iradesi düşmanlarca ne kadar kuşatılmış olursa olsun, bu adım ondan daha fazla bir desteğe sahiptir. Bu desteği fiili, pratik siyasete dönüştürmek Kurdistan liderliğinin işidir!

Sayın Mesud Barzani bağımsızlık adımının öncüsü olarak Kerkuk ihaneti ve sefaletinden sonra, kamuoyu önüne çıkmamakla hata yapıyor!

Evet, içerde ve dışarda çok zorlu bir kuşatma altında olduğun, hem de çok ağır ve alçakça bir kuşatma altında olduğun doğru… Ama aynı zamanda şu anda dünyada öncülüğünü yaptığın Kurdistan Bağımsızlık mücadelesi kadar haklı, meşru bir davaya ve halkının %93 desteğine, dünya Kurdlerinin desteğine, dünya kamuoyu ve medyasının desteğine sahip, senin kadar haklı ve güçlü başka bir lider var mı?

Sayın Barzani, çık ortaya liderliğini göster!

Kurdistan bağımsızlık atılımına karşı işleyen süreci, elindeki kozlarını ustaca kullanarak, Kurdun ve Kurdistan’ın lehine çevir!

Sen, Iran’dan, Turkiye’den, Irak’tan korkma! Onlar senden, Kurdistan’dan korksun! Hangi Ortadoğu devletinin, liderinin arkasında on milyonlarca gönüllü destekçi var?

Oturup karalar bağlamanın zamanı değil… Kurd’un ve Kurdistan’ın muazzam potansiyelini bağımsızlık adımının emrine sunmanın zamanıdır.

Güney Kurdistan’ın kaderi bütün Kurdistan için hayati öneme sahiptir.

Kimse neden bu konulara değindiğimiz eleştirisini yapmasın! Elbette eleştireceğiz. Ama aynı zamanda canı gönülden bağımsız Kurdistan iradesinin yanında olacağız…

Kerkük'de savaşarak bozguna uğradığı için değil; maalesef düşmanına hayran Kurd'un ihanetine uğradığı için, arkadan hançerlendiği için, başta Iran olmak üzere bütün Kurdistan düşmanlarının alçakça dizayn ettiği kirli, hileli bir oyunla iç çatışma ve zemini düşmanlarca belirlenmiş bir çarpışmaya girmemek için, pêşmerge güçlerinin zorunlu gördükleri bütün insanlarımızı derin bir üzüntüye gark eden bu pek de onurlu olmayan başı öne eğik geri çekilme kararının milyonlarca yurtsever Kurd'un gönlünde, bilincinde yarattığı kahredici kasvete ve şoka rağmen, bu meşale sönmeyecek ve söndürülemeyecek!

Kurdistanlı anaların, babaların, genç delikanlıların, genç kızların, on binlerce vatansever pêşmergenin, binlerce şehid yakınının oylarıyla BAĞIMSIZ KURDISTAN'dan yana irade beyan etmelerini, emsali görülmemiş düşmanca bir kuşatma altına alarak, boğma planları ve uygulamaları karşısında ellerini oğuşturarak, adeta 'dedigimi yapmazsan bak başına neler getirtirim' diyerek izleyen sözde Batılı dostların Kurdistan’a sırt çevirmeleri (en hafif deyimle bir milletin iradesine sahip çıkmasını yüz üstü bırakmaları) de bu meşâleyi söndüremeyecektir. Velakin onların kime, neden, ne kadar dost  olduklarını da mihenk taşına vuracak kadar yakıcı ve ayrıştırıcıdır Kurdistan özgürlük ve bağımsızlık meşâlesi!

Kurdistan'ın yiğit ve fedakâr halkı,

Hepimiz bu milletin en değerli evlatları olan pêşmerge'den Kerkük'ü, Xaneqin'i, Şıngal ve her bir karış vatan toprağımızı canıyla, kanıyla savunmasını bekliyorduk. Ama olmadı. Bundan dolayı çok üzgünüz, çok kırgınız ve kahr oluyoruz.

Dün Halepçe için, Şıngal için, Kobani için kan ağlayan yüreklerimiz, bu gün sadece Kerkük için kan ağlamıyor; Kerkûk'te yaşanan ihanetin önüne geçilemediği için hayıflanıp, üzülüyoruz!

Evet pêşmergenin savaşamadan, direnemeden Kerkûk'ün işgalci ve talancı güçlerce ele geçirilmesine seyirci kalmış olması, başta Kurdistan'ın bağımsızlığından yana net ve coşkulu bir destek veren Kerkük’ün yiğit evlatları olmak üzere milyonlarca Kurd'ü ve Kurdistanlı'yı kahretmiş, yüreklerini yakmış, gururunu incitmiştir.

Baba Gurgur’un ateşi kadar kızgın olduğumuzu gizlemiyoruz ama öfkemizi doğru hedeflere yöneltmek zorundayız… Hedef, sömürgecilik ve işbirlikçileri olmalıdır!

Eli kulağında, geldim geliyorum diyen dahili düşmanların milyonların desteğine mazhar olmuş bağımsızlıkçı Kurdistanî çizgiye karşı‘’Irakçılık’’ adı altındaki ihaneti ve dayatmalarını zamanında teşhis edip boşa çıkaramadıkları için sayın Mesud Barzani, Kosret Resul, Dr. Necmedin Kerim ve bağımsızlık iradesinin temsil eden diğer liderlere ve yetkililere hem kızgın hem de kırgınız!

Geçen 25 yıldan kurumsallaşma ve devletleşme yönünde yeterince istifade edilemediği için kızgınız!

Hala onun bunun pêşmergesi diye adlandırılan pêşmerge kuvvetleri ortak bir komutanlığa bağlanamadığı için kırgınız! Pêşmergenin; Mesrur'un, Mansur'un, Sirvan'ın, Sihad'ın, Kemal’in, Kosret'in, Şêx Cafer'in, Hêro'nun, Lahor'un, Pavel'in onun bunun pêşmergesi olarak anılmasına çok kızgınız!

Ne demek onun bunun pêşmergesi!?

Pêşmergeyi Kurdistan ulusal ordusu,  Kurdistan silahlı kuvvetleri olarak örgütleyemedikleri için yöneticilere, siyasi partilere, bakanlara, başbakanlara, hükümetlere ve başkanlığa kırgınız...

Bütün bu kızgınlıklarımıza, kırgınlıklarımıza rağmen, Güney Kurdistan halkının yüzde 93’ü tarafından onaylanan Kurdistan bağımsızlık iradesinin yanındayız.

Bağımsızlık iradesini temsil eden kurum, lider, parti, pêşmerge ve halkın bir an önce bu ihanet ve kifayetsizlik şokunu atlatarak, devrimci bir kararlılıkla Kurdistanî bir toparlanmayı sağlayarak, sömürgeci kuşatmayı yarmaktan başka bir yolu yoktur.

Sayın Mesud Barzani, sayın Kosret Resul ile diğer liderler, Kurdistani pêşmerge kuvvetleri, başta yiğit Kerkük halkı olmak üzere, yurtsever halkımız bilmelidir ki, sadece milyonlarca Kurdistanlı değil, yüz milyonlarla ifade edilen dünya kamuoyu ve dünya medyası sizin haklı davanızla beraberdir. Evet bu gün Kurdistanı işgali altında tutan devletler leş kargaları gibi Kurdistan üzerine çullansalar da, son yıllarda sırtımızı sıvazlayan ‘’dostlar’’ başlarını kuma gömmüş olsalar da, dünyanın vicdanı sizinle beraberdir. Eğer bir millet devletleşmeye, bağımsız yaşamaya karar vermişse, onu engelleyebilecek hiçbir güç yoktur. Yeter ki bir olalım beraber olalım, Kurdistan’ın çıkarlarını ve geleceğini her şeyin üstünde tutalım.

Bu zorlu günlerde her Kurdistanlı’nın yolunu aydınlatacak olan tek ışık; Bağımsız Kurdistan meşalesidir. Bu meşaleyi hiçbir güç söndüremeyecektir!...

Bu yazı toplam 2154 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.