• Diyarbakır 20 °C
  • Batman 17 °C
  • Şırnak 15 °C
  • Stockholm 16 °C
  • Van 13 °C
  • Mardin 16 °C

BM GK’den G. Kurdistan’a Muhtıra!

Abit Gürses

BM Güvenlik Konseyi’nin Güney Kurdistan Bağımsızlık Referandumuna ilişkin yapmış olduğu muhtıraya benzer basın açıklaması BM tarihine bir yüz karası olarak geçecektir.

40 yıldır siyaseti ve dünyadaki gelişmeleri izleyen biri olarak bu güne kadar BM Güvenlik Konseyi’nin bir milletin veya ülkenin geleceğine ilişkin meşru ve yasal yollardan almış olduğu Referandum yapma kararına karşı apar topar özel bir toplantı yaparak, muhtıra niteliğinde bir tavır aldığını hatırlamıyorum. Belki yanılıyorum, ama ben şahsen hatırlamıyorum. Varsa benzer bir örnek lütfen hatırlatın!

21 Eylül Perşembe günü BM Güvenlik Konseyi’nin bütün üyelerinin onayı ile kabul edilen bildiride şu ifadelere yer verildi.

‘’BM Güvenlik Konseyi üyeleri, Irak Kurdistanı Bölgesel Yönetiminin bölgeyi istikrarsızlaştırma potansiyeli olan tek taraflı referandum planlarından endişe duyuyor. İŞİD ile mücadelenin sürdüğü bir dönemde alınan referandum kararının 3 milyondan fazla mülteci ve yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü bir şekilde dönüşüne gölge düşürecektir.’’

‘’BM GK üyeleri Irak’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine saygı duymaya devam ediyor, merkezi hükümet ve IKYB arasındaki tüm sorunların taraflar arasında diyalog yoluyla çözülmesi çağrısı yapıyor.’’

Bu ultimatom veya muhtıra niteliğindeki basın açıklamasını cümle cümle, kelime kelime ele alalım; Bakalım gerçek hayatla bir bağlantısı var mı, yoksa BM GK’ni böyle bir açıklamaya zorlayan sebepler nelerdir?

İlk cümle, ‘’IKBY’nin bölgeyi istikrarsızlaştırma potansiyeli olan tek taraflı referandum planından endişe duyuyor.’’ Bir referandum hangi sebeple nasıl bölgeyi istikrarsızlaştırabilir? Bu referandum mu, yoksa bu meşru hakkı kullanacak olan Kurdistan’a bu hakkı reva görmeyerek, Kurdistan’a ambargo, askeri müdahale, işgal ve savaş tehdidinde bulunan İran ve Türkiye’nin saldırgan tavırları mı istikrarı bozma potansiyeli taşıyor? Evet bir istikrarsızlaştırma sözkonusu. Bu bir gerçek. Ama bunun öznesi Kurdler değil ki! BM GK’sı -tabir caiz ise- referandumu erteleyin diye Kurdlerin kulağını çekeceğine, Iran ve Turk devletiyle, Iran’ın bir eyaleti gibi hükümet eden Bağdat’a muhtıra vermesi gerekmiyor muydu? Peki BM GK içinde yer alan hangi devletlerin diplomatları bu yalın gerçeği bilmeyecek kadar Ortadoğu ve Kurdistan cahilidir?

İkinci cümle; ‘’İŞİD ile mücadelenin sürdüğü bir dönemde alınan referandum kararının 3 milyondan fazla mülteci ve yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü bir şekilde dönüşüne gölge düşürecektir.’’ Bi kez Güney Kurdistan hükümetinin ve peşmergenin İŞİD’e karşı savaşı aynen devam ediyor. Kurdistan Başkanı ile diğer yetkililer bu konudaki net ve kararlı tavırlarını ABD ve diğer koalisyon devletlerinin temsilcilerine defalarca belirttiler. Eger bu güne kadar İŞİD’e karşı bir zafer kazanılmışsa bu koalisyonun desteği ve pêşmergenin kanıyla ve canıyla sağlanmış bulunuyor.

Kim kime ders veriyor? Mülteciler meselesinde IKBY’nin vermiş olduğu sınav ortada. Bağımsız bir devlet değil, ekonomik sıkıntılar içinde kıvranan federal bir bölge olmasına rağmen hemen hemen nüfusunun üçte biri oranında mülteciye ev sahipliği yapmıyor mu? Bu yoğunlukta bir mülteci sayısına ev sahipliği yapan (BM GK üyesi ülkeler de dahil) yer yüzünde başka kaç tane anlı şanlı tam bağımsız devlet var? Varsa söyleyin dünya da bilsin! Eğer yoksa, ki yoktur o zaman uluslararsı toplum bu konuda demogojiden vazgeçip,  Kurdistan hükümetine ve halkına teşekkür edip, yardım etmelidir!

Referandumun yapılması, yerinden yurdundan olmuş hangi mültecilerin dönüşlerini nasıl engelleyecek? Eger bundan kasıt, DAİŞ saldırıları sırasında Şıngal ve diğer alanlarda aktif olarak DAİŞ katillerine yardım ederek katliam, talan ve tecavüzde bizzat yer alan bazı Arap’lar kast ediliyorsa, onlar Ezdi Kurdlere karş insanlık suçu işlediklerinden dolayı Kurd halkı ve otoritelerinin nezdinde çoktan beri affı mümkün olmayan bir suçun mahkûmlarıdır!

Gelelim bütün bu muhtıranın esas püf noktasına. ‘’BM GK üyeleri  Irak’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine saygı duyuyor…’’ Bütün bu muhtıranın diğer cümleleri bu cümleyi ifade etmek için kurulmuş. Bu muhtıradan esas kast edilen yukarda siyah harflerle aktarılan cümledir.

Sovyetler Birliği’nin, Yugoslavya’nın, Yemen’in, Sudan’ın vb. toprak bütünlüğü ve birliğine saygı duymayan BM GK’sı her nedense konu Irak olunca bu kadar hassaslaşıyor? Açıkça ifade etmekten neden kaçınılıyor. BM GK’yı Irak’ın toprak bütünlüğü konusunda harekete geçmeye zorlayan esas sebep; kendileri de Kurdistanın önemli birer parçasını işgal altında bulunduran İran ve Türkiye’nin baskıları, şantajları, zorlamaları - hatta gerektiğinde başka konularda taviz vermeleri- değil midir?

BM sözleşmelerinde ‘’self determination’’ hakkı var mı, yok mu?

Eger bu hak varsa, bütün dünya milletleri için geçerli olan bu hak neden Kurd milleti için geçerli olmuyor? Yoksa BM sözleşmesinde ve diğer uluslararası belgelerde yer alan bu haklar –Kurdler ve Kurdistan hariç- diye mi kayıt ve şart altına alınmış!

Irak Kurdistan’ı  henüz bağımsızlık ilan etmeden bu kadar yaygara koparılıyorsa, İsrail hariç bütün dünyayı harekete geçiren sebep nedir?

2003’ten bu yana Demokratik Federal Irak için mücadele veren Güney Kurdistan, Irak merkezi hükümetinden umudu kesmiş bulunuyor. Demokratik meşru bir referandumla kendi geleceği üzerinde karar vermek istiyor. Uluslararası toplum bu meşru talebe böyle mi karşılık vermeliydi?

Evet BM GK’sı yayınladığı muhtıra niteliğindeki bu açıklamayla Kurdistanlılara sandığa gidip kaderinizi belirlemeyin diyor! Bunu başka türlü anlamak mümkün müdür? Bu açıklama talihsiz vb. hafifletici  sıfatlarla nitelenemez!

Uluslararası toplum veya BM GK’sı Güney Kurdistanlıların yapmak istediği referanduma karşı çıkarak Kurd milletine karşı işlenen suçlara ve haksızlıklara ortak olmaktadır!

Uluslararası toplum Kurdleri Irak, Iran, TC ve Suriye boyunduruğuna, egemenliğine, işgaline mecbur kılarak, ulusların kendi geleceklerini özgürce belirleme ilkesini (self determınatıon) ihlal ediyor! Bu muhtıra, utanılacak bir tavır olarak tarihe geçecektir.

Güney Kurdistan halkı Irak’tan, komşu devletlerden gelen tehditlere ve BM ültimatomuna rağmen, özgür bir ortamda geleceğini belirlemek için sandığa daha bir coşkuyla gidecektir!

Abit Gürses

Bu yazı toplam 721 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Rupela Nu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.